Hacettepe Teknokent'te insansız su aracı üretildi...

/ Güncel / Haberler / Hacettepe Teknokent'te insansız su aracı üretildi...
Firmalarımızdan HOYTEK, 600 metre derinlikte çalışabilen yerli insansız su altı aracı (ROV) üretti.
Batık ve su altı arkeolojisi araştırmaları, boru hatlarının bakım ve onarımının yanı sıra mayın harbinde de kullanılan insansız su altı araçları, gerek dalgıçların güvenliği gerekse maliyetler açısından firmaların en fazla tercih ettiği araçların başında geliyor. Türkiye'de kullanılan araçların ise ithal olması, aracın kendi maliyetinin yanı sıra satış sonrası destek hizmetinin de oldukça pahalı olmasına yol açıyor.
Aracın su altı çalışmalarındaki kritik öneminden hareket eden HOYTEK 600 metre derinlikte çalışma yapabilen 100 kiloluk ROV cihazı üretmeyi başardı.
Hacettepe Teknokent'te çalışmalarını sürdüren firmanın kurucu ortağı Bülent Gökalp, cihazın başta çalışma derinliği olmak üzere diğer özellikleri açısından Türkiye'nin ilk yerli ROV cihazı olduğunu söyledi. 
Türkiye'de kullanılan bu sınıf insansız su altı araçlarının neredeyse tamamının ithal olduğunu ve en fazla 300 metre derinlikte çalışabildiklerini dile getiren Gökalp, "Bizim ise 600 metreye kadar çalışma derinliğimiz var. Bunun önemi şurada. Diyelim ki derinde bir çalışma yapacaksanız. O zaman piyasadaki kullanılanların yanı sıra bir de derinde çalışabilen robot almanız gerekiyor. Bizim cihazımız ise bu zorunluluğu ortadan kaldırıyor. Zaten çalışma derinliği, ürünü kısa sürede satabilmemizde önemli rol oynadı" dedi.
Aracın 6 motorunun bulunduğunu belirten Gökalp, ürünün bu sayede istediği gibi hareket edebildiğini söyledi. Cihazın üzerindeki 600 metrelik kabloyla anılan derinliğe güç ve data gidebildiğini anlatan Gökalp, kamera, sonar ve lambaların da ürünün diğer özellikleri arasında yer aldığını kaydetti.
- "Satış sonrası destek en önemli avantajımız"
Müşterinin açısından yerli ürünün ne gibi avantajları olduğunu da anlatan Gökalp, bu anlamda satış sonrası hizmet maliyetlerinin önemine dikkati çekti.
Cihaz arızalansa bile geminin faaliyetinin durmaması gerektiğinin altını çizen Gökalp, "Bir off-shore gemisinin açıktaki bir günlük maliyeti, geminin boyutuna bağlı olarak, 50 bin avrodan 100 bin avroya kadar çıkabilir. Kimse 'cihazım bozuldu' diye 5 gün boyunca açıkta durup sizin destek vermenizi beklemez. Bu anlamda bizim özellikle yurt içi ve yakın coğrafyadaki en büyük avantajımız yakınlık. Çünkü pazarın yüzde 70-80'ine sahip yabancı üreticiler şu anda tok satıcı sarhoşluğu içerisinde" diye konuştu.
Gökalp, satış sonrası hizmetin yabancı firmalara göre daha düşük olmasının müşteri açısından büyük avantaj sağladığını kaydederek,  yabancı firmaların söz konusu destek için adam başı bin avro civarında para talep ederken, kendilerinin ise özellikle yakındaki müşteriden çoğu zaman böyle bir parayı bile talep dahi etmediklerini belirtti. 
- 25 kiloya kadar faydalı yük taşıyabiliyor
 
Ürettikleri aracın kendi sınıfındaki ithal ürünlere göre daha kuvvetli olduğunu ifade eden Gökalp, ithal cihazlara 10 kiloya kadar ek cihazlar yerleştirilebilirken, kendi ürünlerinde bu ağırlığı 25 kiloya kadar çıkardıklarını söyledi. 
Ürünün bütün tasarımının kendilerine ait olduğunu ve bunun da müşteri açısından maliyet avantajı sağladığını belirten Gökalp, "Yabancı firmalar herhangi bir tasarım değişikliğinde çok ciddi bedeller isteyebiliyor. Biz ise müşterinin isteklerine göre tasarım yapabiliyoruz" ifadesini kullandı.
- Mayın harbinde de kullanılabiliyor
Cihazların savunma sanayiinde hangi ihtiyaçlara cevap verebildiğini de anlatan Gökalp, torpido eğitimlerinde kaybolan torpidonun bulunması anlamında aracın önemli işlev gördüğünü dile getirdi.
Aracın denizaltı arama-kurtarma faaliyetlerinde de kullanılabildiğinin altını çizen Gökalp, bunun yanı sıra gemilerin suyun altında kalan kısmının gözlenmesi ve temizliği, limanlara yanaşan gemilerin su altından kontrolünde de ürünün kullanılabildiğini söyledi.  
Cihazın donanmanın bu alandaki ihtiyacını karşılaması açısından önemine de işaret eden Gökalp, "Biz mayın harbinde de kullanılabilecek bir araç ürettik. Eski teknoloji ürünlerden düşük bir manyetik ve akustik izi var. Ayrıca mayın patladığında oluşacak maliyet de çok daha düşük" değerlendirmesinde bulundu.
 
Ürettikleri aracın ithal ürünlere göre yüzde 25 civarında fiyat avantajı sağladığının altını çizen Gökalp, 100 kiloluk cihazdan yıllık 10 tane üretebileceklerini ifade etti.
Fiyat avantajı açısından bakıldığında yerli ürün tercih edilmesinin bunun da yedek parça ve bakım ücreti hariç yıllık 500 bin avronun yurt içinde kalması anlamına geldiğini söyledi. Gökalp, satış sonrası destek hizmeti göz önünde bulundurulduğunda yerli ürün tercih edilmesinin yıllık 2 milyon avroluk bir ithalatı engelleyeceğini sözlerine ekledi. ?
 

Hürriyet'te yayınlanan habere ulaşmak için tııklayınız !

Yayınlanma : 2016-06-01 00:08:10

Web sayfasındaki her türlü yazı, resim ve içerik Hacettepe Teknokent’e aittir ve saklıdır, kaynak gösterilmeden izinsiz kopyalanamaz veya çoğaltılamaz. 2017 © Hacettepe Teknokent A.Ş.